header photo

6 Şubat 2010 Cumartesi

bir sorun var!



Bugün büyük bir kavganın ardından birkaç saat sonra -arayı düzelttikten sonra- bana baktı, baktı, dedi ki:
-Sen iyi bir adamsın ya!
Peki ben neden kendimi iyi hissetmedim?

Hani, bir koku size geçmişte yaşadığınız bir şeyi hatırlatır ya, işte o an gözümün önünden bir sürü resimler geçmeye başladı. İnsan hayata erken başladığı zaman, erken mi yaşlanıyor ne? İşte o erken zamanlarda yaptığım tercihler, bu günümü hazırladı. Gözümün önünden geçen resimler de bu tercihlerimin kısa bir tarihiydi.

Bu ara kendimi yaşlı hissediyorum. Yaptığım tercihleri sorguluyorum. Bugüne kadar okuduğum okul (üniversite) dışında bir pişmalığım yok diye düşünürdüm. Peki ya evlenmek, evlendiğin insan, yaptığın iş... Yolun yarısına gelince artık bunları da sormaya başlıyor insan. En azından ben artık öyleyim galiba. Bu geçici bir şeydir belki, bilmiyorum.

Bir süredir düşünüyorum: acaba şimdi o tercihleri yapmasaydım neredeydim? Evli olmasam şu anda nasıl yaşıyordum? Veya başka birini tercih etseydim? Şu anda kimdim? Nasıl yaşıyordum? Cevapları bilmiyorum. Ama az çok tahmin edebiliyorum. Kesinlikle Ankara'da değildim. Büyük ihtimalle evli değildim. Yalnız yaşayan biriydim. İşim muhtemelen benzer bir şey olacaktı. Maddi olarak çok daha iyi olacaktım. Çok seyahat eden, gezen tozan, daha özgür biriydim.

Peki mutlu olacak mıydım? Bilmiyorum. Şimdi mutlu muyum? Galiba değilim! Peki önümdeki yol beni mutlu edecek mi?

Günlük koşturma içinde insan içinde bulunduğu durumu anlayamıyor. Bedeninden çıkıp, yükselip, hayatını yukarıdan izlediğinde daha iyi görebiliyor gerçekleri. İşte bugün o "sen iyi bir adamsın lafı" -neden bilmiyorum- beni aldı, bedenimde çıkardı, yukarı taşıdı. Biri, yani en yakınınız yani hayatınızı birlikte paylaştığınız biri, gerçekten, samimi olarak, içinden gelerek, sizin "iyi biri" olduğunuzu söylüyor. Ama bu bile sizi mutlu etmiyor. Ben "iyi biri" olmayı tercih ettim ama bir sorun olduğu çok açık.

3 dedi bi başkası:

dream white dedi ki...

sen iyi adamsin ya derken biraz sonucta iyi bir adamsin, yani boktan yönlerin var ama iyisin, seni kurtaran 'iyi adam olman' gibi avutucu bir yorum olmus, belki bu koydu sana.
diger alternatif, kac yasindasin bilmiyorum ama su olabilir, cogu zaman insanlar sadece yasar, fazla reflexion yapmazlar yasadiklarini, yasamak istediklerini vs., cok gec yasta reflexion yapar sonra depresyona girerler, cünki aslinda yasadiklari seylerin kendilerinin digil toplumun baskisi yüzünden falan istediklerini anlarlar, vs..., belki sen coktandir yapman gereken bir durum degerlendirmesi yapiyorsun, belki..


diger alternatif, senin sadece iyi olmak gibi bir amacin yoktu, hem iyi hem ... bilemem artik hemde zeki olmak, yada baska bir özellik sahibi olmak.
bir zamanlar sadece iyi olmanin yetmidigini düsünürdüm ama son zamanlarda artik öyle düsünmüyorum, iyi gibi gözüken cok sahte iyi-insan var, gercek iyilikten cok öte, ve garip aslinda her insan kendisinin iyi oldugunu düsünürmüs, en gaddar insanlar bile.
iyi hep iyi digil, arasinda tonlar var bu özelligin, mesele iyi gibi gözüken insanlarin aslinda kötü olduklari digil, sanirim anladin ne demek istedigimi, mesele iyi olanlarin arasindaki gercek iyiler. ayni zamanda bir cok insan kendisini neyin mutlu ettigini bilmez, cok ender bilinir bu, bir cok sey yasanarak anlasildigi gibi mutluluk yada mutsuzlukta ancak yasanirken anlasiliyor, o yüzden uzun uzadiya seni ne mutlu edebilcegini düsünmektense, belki neyin mutsuz ettigini bilmek daha önemli, ve mutlu edebilcek olan seyleri yasamaya calisarak ögrenmek.

off ayni freud'un sofasi gibi oldu bu yazi, kusura bakma, gec saate ver.

akasya dedi ki...

slm, gerçekleri görmek güzel olabilir, ama bir yere kadar. keşkeler, acabalar, hayatı sorgulamalar fln daha yıpratıcı olabiliyor. sorun hep var..

Mr. No dedi ki...

@akasya
doğru sorun hep var/dı, hep olacak. ama bunların üzerine düşünmeden yapamıyor insan. en azından ben beceremiyorum.

@dream white
ikinci alternatif daha yakın gibi. yani hep yapmak istediğim şeyleri erteledim durdum, kimini artık yapamam, tren kaçtı. pişmanlıklar da hep bunlardan olmuyor mu zaten? bu arada, bu "iyi insan" lafını ilk kez duymuyorum. işyerinde, arkadaşlar arasında, aile içinde, hatta bazı! kadınlardan bile çok duydum. kendimi övmüş gibi olmayayım ama hakkaten iyi biriyim galiba. ama mesele zaten şu: ben her zaman iyi biri olmak istemiyorum ki!